Testis Tümörü

Testis Tümörü

Testis Tümörü nedir, testisde (yumurtalık) bulunan çeşitli hücrelerden gelişen bir tür kanserdir.Testislerin vücudun görünebilen dış kısmında yer alması oldukça nadir görülen bu hastalığın tedavisi konusunda önemli bir avantaj oluşturmaktadır.Her yıl bildirilen yeni vaka sayısı 100.000 erkek başına 2-3 ve bir erkekte ömür boyunca testis tümörü gelişme olasılığı %0,2dir.

Testis tümörü her yaşta görülebilmesine rağmen en sık görülme yaşı 20-40 yaşlar arasıdır.Çocukluğunda inmemiş testis (testisin doğuşta yumurtalıkta değil kasık veya karıniçinde
olması) bulunanlar daha yüksek risk grubunu oluştururlar. İnmemiş testis tedavisi testis tümörü riskini azaltmaz sadece yukarıda belirttiğimiz erken teşhis avantajını yaratır.

Testis tümörleri nadir görülmekle birlikte, 15-35 yaş arası erkeklerde en sık görülen malign tümördür. Erkekteki tüm malign tümörlerin %1-2’sini kapsar. Testis tümörlerinin genel insidansı 100000′de 2-3 olarak bildirilmektedir ancak yavaş da olsa artma eğilimindedir. Erkeklerin tüm yaşamı boyunca testis tümörüne yakalanma insidansı ise %0.2 düzeyindedir. Tümörlerin %90-95′i germinal dokudan kaynaklanır. Testisin germ hücreli tümörleri pure seminom ve nonseminomatöz germ hücreli tümörler olarak sınıflandırılırlar. Seminomlar radyoterapiye son derece duyarlıdırlar. Nonseminomatöz germ hücreli tümörler (NSGCT) ise özellikle platinum içeren kemoterapi kombinasyonlarına çok iyi yanıt verir. Son yıllarda ileri görüntüleme yöntemleri ve tümör belirteçlerinin birlikte kullanılması, cerrahi tekniklerdeki değişiklikler
ayrıca çoklu ilaç kemoterapi protokollerinin kullanılması ile genel sağ kalım oranları artmaktadır. 1950’li yıllarda mortalite oranları %50’ye yakın iken günümüzde bu oran
%10’un altına düşmüştür.

Testis Tümörü Nedeni

Testis tümörü hastalığının bilinen kesin bir nedeni olmamakla beraber, germ hücreli tümörlerin etyolojisinde hem konjenital hem de edinsel faktörlerin önemli olduğu
bilinmektedir. Bu faktörler içinde de en güçlü ilişkiyi kriptorşidizm (inmemiş testis) göstermektedir. Testis tümörü hastaların % 7-10′unda kriptorşidizm hikayesi vardır.
Kriptorşidizmi olanlarda ise 5-15 misli daha fazla testis tümörüne yakalanma riski vardır. Ünilateral kriptorşidizmi ve testis tümörü olanlarda karşı testiste %5 – 15 tümör
görülebilmektedir. Bu hastalarda sıklıkla seminom görülür. Malignite riski en yüksek intraabdominal testiste (1/20), inguinal testiste ise en düşüktür (1/80). İnmemiş testisin
skrotum içine indirilmesi (orşiopeksi), muayene ve tümör tanımlanmasının kolaylaştırmakla beraber malignite potansiyelini değiştirmemektedir.
Gebelik sırasında dietilstilbestrol veya östrojen içeren oral kontraseptif kullanımı, fetusta testis tümörü rölatif insidansını %2.8-%5.3 artırmaktadır. Nonspesifik enfeksiyon veya kabakulak enfeksiyonu ile ilişkili testis atrofisi veya travma gibi edinsel faktörlerin lokal hormonal dengesizliklere yol açarak malign transformasyona neden olduğu düşünülmektedir.

Testis Tümörü Tıbbi Anlamı

Testis tümörü insidansı ırk, ülke ve sosyoekonomik düzey ile değişiklik göstermektedir. En sık İskandinav ülkelerinde, en az ise Afrika ve Asya’da
görülmektedir. 20-40 yaşları arasında en sık görülen solid tümördür. 60 yaş sonrasında ve 10 yaş altında da küçük bir pik yapmaktadırlar. En fazla görülen histolojik tip
seminomun pik yaşı 35-39 yaşları arasındadır. Embriyonal karsinom ve teratokarsinom 25-35 yaşları arasında, koryokarsinom ise 20-30 yaşları arasında sık görülmektedir.
Yolk sac tümör ve pür bening teratomlar erken çocukluk döneminde sık görülmekle beraber, bu iki histolojik tip diğer histolojik tiplerle kombine şekilde daha ileri yaşlarda
görülür. Malign testiküler lenfomalar 50 yaşından sonra daha sık karşımıza çıkmaktadır. Sağ testiste, yüksek kriptoorşidizm insidansına paralellik gösterecek
şekilde sola göre biraz daha sık görülür.
Primer testis tümörleri yaklaşık %2-3 bilateraldir ve bu eş zamanlı veya farklı zaman dilimlerinde ortaya çıkabilmektedir. Bu tümörlerin yaklaşık %50’sinde tek veya
çift taraflı inmemiş testis öyküsü bulunmaktadır. Bilateral testis tümörlerinden en sık görülen germ hücreli tümör seminomdur. Ancak en sık rastlanılan bilateral tümör
malign lenfomadır.
İlk önce insitu intratübüler neoplazi gelişir ve sonunda testiküler parankimin bir kısmını veya tamamını kaplar. Tunika albuginea, epididim ve kord tutulumunu engeller.
Pure seminom hastalarının 2/3-3/4′ünde testise lokalizedir. NSGCT’lü hastaların 2/3′ünde ise tanı konulduğunda metastaz vardır. Lenfatik dağılım vasküler dağılımdan
önce olmaktadır. Erken vasküler invazyon pure koryokarsinomda görülmektedir. Akciğer, karaciğer ve kemikler vasküler invazyonun sık görüldüğü organlardır.Orşiektomi sonrasında testise lokalize olduğu düşünülen vakalarda % 30 organ dışı tutulum vardır (% 80 retroperitoneal, %20 uzak organ).Yetişkinlerde rastlanan tüm germinal hücreli tümörler malign olarak kabul edilmeli ve tedavi edilmelidir. Bu hastalıkta spontan gerileme çok nadirdir ve hastalığa bağlı ölümlerin büyük çoğunluğu tanı konulduktan sonraki 3 yıl içerisinde olmaktadır.

Testis Tümörü Belirtileri

Skrotumda yumru veya şişme, Belli yerlerde ağrı veya hassasiyet olasılığı, Skrotumdaki kitlelerin çeşitli sebepleri vardır. Bunlar, tümörler, kistler ve diğer iltihaplar, fıziksel örselenmeler ve kasık fıtığıdır. Tümörler selim veya habis olabilirler. Testislerin kendilerinin içinde büyüyen tümörler çoğunlukla habis (kanser) olurlar, skrotumun içinde başka bir kısımda gelişen tümörler ise genellikle selimdir Testis kanseri daha ilerde anlatılacaktır. Ağrısız selim bir kist olan spermatik kist ya da spermatosel çok yaygın görülür. Testisin üstünde epididime yapışık olarak gelişir. Bu bölümde ilerde anlatıiacak olan Hidrosel ve Varikosel de skrotumdaki ağrısız selim kitlelerdir. Hematosel de skrotumda incinme sonucu ortaya çıkan bir kitledir ve kan birikiminden oluşmuştur. Kasık fıtığı, bağırsaklardan bir bölümün skrotum içine kadar inerek onu şişirmesiyle ortaya çıkar.

Testis tümörü belkide erken teşhis açısından doktorları en az zorlayan hastalıktır.Testis tümörü testisde ağrısız , irregüler, sert bir kitle olarak kendini gösterir.Burada en önemli olay testis tümörünün hastaların en sık başvuru nedeni olan “ağrı”ya neden olmamasıdır. Dolayısıyla bu tür hastalıklarda çok önemli olan erken teşhis için bir testisin diğerinden
belirgin olarak büyük ve sert olmasıdurumunda doktora başvurmak hayati öneme sahiptir. Tanı için iki adet tümör belirleyicinin serum düzeyi ile yumurtalık ultrasonografisi (tamamı merkezimizde yapılabilmektedir) yeterlidir.

Testis Tümörü Tedavi

Testiste tümör varsa tümörün ameliyatla alınması şarttır. Testis kanseri, testisin tümünün alınmasını ve muhtemelen ilave tedaviyi de gerektirir. Kasık fıtığı için genellikle ameliyat gerekli değildir.

Testis tümörü tedavisinde birinci ve vazgeçilmez aşama tümörlü testisin cerrahi olarak çıkarılmasıdır.Bu işlem lokal anestezi ile dahi uygulanabilecek basit bir cerrahi olduğu gibi cinsel fonksiyon veya fertilite (üreme ) üzerine herhangi bir sorun yaratmamaktadır.

Tedavinin diğer aşamaları ve takibi ilgili uzman hekimlerce yapılmalıdır. Testis tümörü hem radyoterapiye hem kemoterapiye çok duyarlı olmasısebebiyle tüm vücuttaki kanser türleri arasında hekim ve hasta açısından en yüz güldürücü sonuçların alındığı hastalıklardan biri belkide birincisidir.

Sonuç olarak Oldukça nadir görülen bir hastalık olsa da tedavinin çok başarılı olması, teşhisin doktora başvurulduğu takdirde çok kolay konulması nedeniyle kendi kendini muayene ve gerekli ise muayeneden çekinilmemesi hayati öneme sahiptir.Yapılan tedavinin içeriğine göre her tedavide olduğu gibi tümör tedavisi sonucunda da birTakım sorunlar olması muhtemeldir. Cerrahi müdahale ile lenf bezlerinin alınması nedeniyle testislerde sperm üretimi yapılamayabilir, bu durum bazı ilaçlarla tedavi edilebilir. Testislerden biri veya her ikisi alınmış ise torbalar içerisine yapay olarak testis görünümlü protezler konur. Testislerin her ikisi de alınmamış ise diğer testiste sperm üretimi devam edeceği için çocuk sahibi olmakta sorun yaşanmaz fakat yapılan tedavilerin yan etkisi olarak bazı durumlarda sperm üretimi azalmakta veya tamamen durmaktadır bu nedenle tedaviden önce çocuk sahibi olmayı düşünenler için gerekli tedbirle alınmalıdır.

Not: daha önce de belirtmiştik “testis tümörünün erken teşhisi çok önemlidir” diye. Bu nedenle kendi kendimize “testis muayenesinin” nasıl yapılacağını bilmemizde fayda var.

Evde ayna karşısına geçip testislerinize bakın;

  • biri ile diğeri arasında ciddi boyut farkı var mı?
  • Testisleri fazlaca sıkmadan parmaklarınızın arasında döndürün; elinize bir yumru geliyor mu?
  • Testislerinizde uzun zamandır bir ağrı var mı?
  • Testis torbasında sıvı birikmesi var mı?

bu belirtiler varsa hiç vakit kaybetmeden bir doktora başvurun..

Referanslar

  1. Op. Dr. Zorlu PAKSOY ODTÜ Sağlık ve Rehberlik Merkezi Üroloji Bölümü
  2. Smith Genel Üroloji, Onaltıncı Baskı Türkçe Edisyon, 2004:386-394
  3. Campbell’ s Urology, Eighth Edition, 2002:2411-2447
  4. wikipedia

Share and Enjoy

Yazımızı Yorumlarmısınız ?

Gerekli alan

© 2011-2012-2014 GelAraBul Site İçeriğinin Tüm Hakları Saklıdır.

Pinterest