Kayısı

Kayısı

Kayısı Nedir

Kayısı (Prunus armeniaca), 2-10 m yüksekliğinde ağaçtır.Kayısı ağacı meyveleri sulu ,kadifemsi, küçük altın, turuncu meyvelerdir.
Yapraklar uzunca ve mızraksı, kenarları dişli, ucu sivri veya küttür. Çiçekler beyaz veya pembe renkli olup, yapraklardan daha önce meydana gelirler. Meyvelerin üzeri tüylü olup, sarımsı-turuncu renkte eriksidir.Kayısının kendiliğinden yetişen yabani ye zerdali adı verilir.
Kayısı, coğrafik olarak dünyanın hemen hemen her yerine dağılmış olsa da daha çok Akdeniz’e yakın olan ülkelerde Avrupa, Orta Asya, Amerika ve Afrika kıtalarına yayılmış ve burada yetişme alanları bulmuştur. Dünya yaş kayısı üretiminde Türkiye birinci sıradadır. Türkiye’yi İspanya, İtalya, birleşik devletler topluluğu, İran Fransa, Yunanistan ve ABD izlemektedir. Bu birinci grup ülkelerin yaş kayısı üretimleri 100 bin tonun üzerindedir. Birinci gruba Fas, Pakistan, Suriye, Çin, Güney Afrika, Macaristan, eski Yugoslavya, Romanya, Avustralya, takip etmektedir.
Dünya yaş kayısı üretiminin yaklaşık % 10-15’inin yapıldığı Türkiye’de 6 kayısı bölgesi bulunmaktadır.Bu bölgeler;

  1. Malatya,
  2. Baskil, Elazığ
  3. Erzincan bölgesi
  4. Kars, Iğdır bölgesi,
  5. Akdeniz (Mersin, Mut, Antakya) bölgesi
  6. Marmara Bölgesi,
  7. Ege Bölgesi.
  8. İç Anadolu Bölgesi

Bu bölgeler içerisinde Malatya dışındaki bölgelerin üretimleri sofralık tüketime yöneliktir. Malatya kayısısı, Türk ekonomisinin önemli ihracat kalemlerinden biridir. Malatya dışında Erzincan ve Elazığ’da da ihracata yönelik kayısı üretimi yapılmaktadır. Kars, Iğdır, Mersin, Hatay gibi bölgelerde yetişen az miktarda kayısı ise, miktar yetersizliği ve kalite açısından ihraç edilme şansı taşımamaktadır. Birinci bölgedeki kayısıların çoğunluğu kurutulmakta ve bu bölge dünya kuru kayısı üretiminin yaklaşık % 85-90’ını karşılamaktadır. Halen dünyada en yaygın olarak Anadolu’da (özellikle Malatya ve çevresinde) bulunur.Yağmurlama sistemiyle 10-12 gün aralıklarla sulanan kayısın % 85 gibi büyük kısmı kuru kayısı olarak dünya piyasasına verilir.
Türkiye’de en erken kayısı hasat Mut’ta yapılır. İlk ürünler mayıs ayının ikinci ya da üçüncü haftalarında olgunlaşır. Haziran sonuna kadar devam eder.

Türkiyedeki Kayısı çeşitleri şöyledir;

  • Tirintina Kayısı: Erken turfanda ürün veren bir kayısı çeşididir. Ağaçlar 3-4 yaşında ürün vermeye başlar. Sürgünler genellikle dikine uzamaya meyillidir. Bu sebeple sık dikim yapılabilir. Meyveler az miktarda şeker içerdiğinden tadı pek hoş değildir. Ancak dayanıklı, iri ve erken olgunlaşması nedeniyle tercih edilir. Çekirdeği acıdır.
  • Septik Kayısı: Erken ürün veren kayısı  türlerden biridir. Meyvelerinin dayanıklılığının az olması ve daha erken ürün veren türlerin yayılmasıyla birlikte üreticiler arasında rağbet görmemektedir. Çekirdeği tatlıdır.
  • İtalyan Tokalı Kayısı: Kayısı sezonunun tam ortalarında toplanan türdür.Kayısı Meyveler hafif mayhoş, lezzetli ve nispeten dayanıklıdır. Olgunlaşmış haldeyken rengi oldukça sarıdır. İyi bakım yapıldığında ürün rekoltesi genellikle stabildir. Çekirdeği tatlıdır.
  • Karacabey Kayısı: Sezonun sonunda, geç turfanda ürün verir. Meyveler oldukça mayhoş, sert ve dayanıklıdır. Olgunlaştığında rengi sarıdan çok kırmızımsıdır. İyi bakıldığında ağaçlar uzun ömürlüdür. Acı ve tatlı çekirdekli olmak üzere iki farklı çeşidi vardır.
  • Şekerpare Kayısı: Sezonun ortasından sonra, geç turfandan önce ürün verir. Ağaçlar pek fazla dikine uzamaz, bodur kalmaya eğilimlidir. Yapraklar her daim içe doğru hafif kıvrık vaziyette, ağacın susuz kaldığı izlenimi verir şekilde aldatıcı bir görünüme sahiptir. Meyveler oldukça ufak ve nakliyata dayanıksızdır. İlaçlama yapılsa bile çok kolay çillenir. Ancak çok yüksek şeker barındırması nedeniyle meyveler çok tatlı ve lezizdir. Hem sofralık tüketim hem de kurutma için en lezzetli türdür. Çekirdeklerin içi dolgun ve tatlıdır. Ağacının ve meyvesinin narin yapısı, rekoltesinin düşük olması gibi nedenlerden dolayı çok fazla üretimi yoktur.

Kayısının önemi son günlerde cilt bakımı üzerindeki etkileridir.Uzmanlar Duru bir cilt için günde 5 kayısı tüketmek gerektiğini vurgulamaktadır.

Kayısı özellikle  eskiden beri bilinen kabızlığı önlemesi  ve Sindirimi düzenleyip bağırsakları çalıştırmasıdır.Kayısı içindeki antioksidanlar özellikle bağırsak  kanserini de önlüyor. . Günde 5 tane kayısı yemek cilde hem tazelik hem de güzellik katıyor. İngiliz bilim adamları, kayısının içeriğinde bulunan patosyum sayesinde, insanlara gençlik ve güzellik aşıladığını açıklıyor. Hücrelerin sıvı dengesinin düzenlenmesinde ve protein üretiminde büyük rol oynayan kayısı, ayrıca derideki sivilceleri yok ediyor. Cildin 5 yaş gençleşmesini ve cildin tazelik kazanmasını sağlıyor.

Kayısı, cildin alt ve üst tabakasındaki dolaşımı hızlandırır yaşlanma etkilerine karşı koruyarak cilt yapısında oluşan hasarları onarır,cildin yeniden yapılanmasına yardımcı olur.Deri dökülmesine ve serbest radikallere karşı etkilidir. Oksijen kaybeden cilt mat ve soluk görünür erken yaşta kırışıklıklar görülür.

Kayısı, genç hücre yapımını ve kolojen oluşumunu aktive ederek,cilt yaşlanmasını geciktirerek hücre yapımı yenilenir cilt parlak ve berrak görünür.Akne,sivilce,güneş lekesi,siyah renk oluşumunu önler dokuların canlanmasına yardımcı olarak cildin nem ihtiyacını sağlar göz altı morukları ve şişlikleri azaltarak içerdiği A ve B vitamini sayesinde koruma sağlar.Ciltteki yağ fazlası ve ölü hücre birikimi gibi sorunları gidermeye yardımcı olarak cildi kurutmaz. Kayısı, cildin yağ düzeyini dengeler.

Kayısı, cildi ve vücudu temizlerken toksinlerin atılmasına yardımcı olur, cilt ve vücut yumuşaklık kazanır vücudun rahat nefes almasını sağlayarak yaşlanmaya karşı cildin direncini arttırır. Kayısı aynı zamanda, istenmeyen yağları parçalayıp yakarak vücudu zarar vermeden inceltir,sıkılaştırır ve selülitlerin oluşumunu engellediği gibi var olanın da giderilmesine yardımcı olarak yağ depolanmasını engeller.

Amigdalin, birkaç nitriloside’den biridir.Nitriloside’ler, çeşitli gıdalarda bulunan ve doğal, siyanür içeren maddelerdir.Vitamin  B17, yani Laetril: “elma, şeftali, portakal, erik, kayısı, kiraz ve üzüm” çekirdeklerinde, acı badem, akdarı, buğday çimi ve esmer buğdayda (kara buğday, sert buğday, durum buğdayı, Siyez buğdayı,karakılçık buğdayı) bulunur.
Kayısı çekirdeğinde bulunan Amigdalin yani Vitamin B17 ((Nitriloside), yani (Laetril) kanser önleyici etkilere sahiptir. En fazla acı kayısı çekirdeğinde vardır % 6 civarında.Acı kayısı çekirdeğinden vitamin B17 üretmeli, fakat bakanlık tanımını henüz yapmadığı için ülkemiz her yıl çok miktarda para kaybediyor.Çünkü B17 vitamin kilosu 1 milyon dolar civarındadır.

Kayısı Biokimyasal Yapısı

Kayısı mükemmel bir kaynak olan A vitamini , C vitamini çok iyi bir kaynak ve diyet lif ve potasyum için iyi bir kaynaktır.

Kayısı içinde adlandırılan fitokimyasallar içeren karotenoidler , meyve ve sebzelere kırmızı, turuncu ve sarı renkleri verecek bileşikler içermektedir.Kayısı Güçlü antioksidan likopen bulunan karotenoidler içermektedir.

Kayısı çekirdeği yapısında ; % 16.76 protein, % 5.17 selüloz ve % 41.7 oranında yağ içerir.Kayısı çekirdeği içeriğindeki yağ oranları; % 62 oleik asit ve % 28 linoleik asit , % 7 palmitik asit, % 2 palmitoleik asit, % 2 stearik asit.

Kayısı çekirdeğinin 100 gramında 113 mg magnezyum, 37 mg kalsiyum, 5 mg potasyum, 3 mg çinko, 2 mg demir, 2 mg sodyum, 4 mg B3 (niasin), 2 mg C vitamini, 0.3 mg B1 (tiyamin) vitamini ve 0.2 mg B2 (riboflavin) vitamini saptanmıştır.

Kayısı Derinlemesine besin analizi:

Kayısı
(Not: “-” veri olduğunu gösterir kullanılamaz )
miktar 1.00 Her
toplam ağırlık 35.00 g
Temel Bileşenleri
besin miktar % DV
kalori 16.80 0.93
Yağdan kalori 1.23
doymuş yağlardan alınan kalorilerin 0.09
protein 0.49 g 0.98
karbonhidrat 3.89 g 1.30
diyet lifi 0.69 g 2.76
çözünür lif - G
çözünmez lif - G
şeker – toplam 3.20 g
monosakkaritler 1.15 g
disakkaritler 2.05 g
Diğer karbonhidrat 0.00 g
yağ – toplam 0.14 g 0.22
doymuş yağ 0.01 g 0.05
mono yağ 0.06 g 0.25
poli yağ 0.03 g 0.12
Trans yağ asitleri 0.00 g
kolesterol 0.00 mg 0.00
su 30,22 g
kül - G
Vitaminler
besin miktar % DV
A vitamini IU 674,10 IU 13.48
A vitamini RE 33,70 RE
A – karotenoid 67.41 RE 0.90
A – retinol 0.00 RE
A – beta karoten 382,90 mcg
Tiamin – B1 0,01 mg 0.67
Riboflavin – B2 0,01 mg 0.59
Niasin – B3 0.21 mg 1.05
niasin eşdeğeri 0,30 mg
B6 vitamini 0,02 mg 1.00
B12 vitamini 0.00 mcg 0.00
biotin - Mcg -
C vitamini 3.50 mg 5.83
D vitamini IU 0.00 IU 0.00
D vitamini mcg 0.00 mcg
E vitamini alfa equiv 0,31 mg 1.55
E vitamini IU - IU
E vitamini mg - Mg
folat 3.15 mcg 0.79
K vitamini 1.16 mcg 1.45
Pantotenik asit 0.08 mg 0.80
Mineraller
besin miktar % DV
bor - Mcg
kalsiyum 4.55 mg 0.46
klorid - Mg
krom - Mcg -
bakır 0.03 mg 1.50
florür - Mg -
iyot - Mcg -
demir 0.14 mg 0.78
magnezyum 3.50 mg 0.88
manganez 0.03 mg 1.50
molibden - Mcg -
fosfor 8.05 mg 0.81
potasyum 90,65 mg 2.59
selenyum 0.03 mcg 0.04
sodyum 0.35 mg 0.01
çinko 0.07 mg 0.47
Doymuş Yağlar
besin miktar % DV
04:00 bütirik 0.00 g
06:00 kaproik 0.00 g
08:00 kaprilik 0.00 g
10:00 kaprik 0.00 g
12:00 laurik 0.00 g
14:00 miristik 0.00 g
15:00 pentadecanoic 0.00 g
16:00 palmitik 0.01 g
17:00 margaric 0.00 g
18:00 stearik 0.00 g
20:00 araşidik 0.00 g
22:00 behenat 0.00 g
24:0 lignoceric 0.00 g
Mono Yağlar
besin miktar % DV
14:01 myristol 0.00 g
15:01 pentadecenoic 0.00 g
16:01 palmitol 0.00 g
17:01 heptadecenoic 0.00 g
18:01 oleik 0.06 g
20:01 eicosen 0.00 g
22:01 erusik 0.00 g
24:1 nervonic 0.00 g
Poly Yağlar
besin miktar % DV
18:02 linoleik 0.03 g
18:03 linolenik 0.00 g
18:04 stearidon 0.00 g
20:03 eikosatrienoik 0.00 g
20:04 arachidon 0.00 g
20:05 EPA 0.00 g
DPA 22:05 0.00 g
22:06 DHA 0.00 g
Diğer Yağlar
besin miktar % DV
omega 3 yağ asitleri 0.00 g 0.00
omega 6 yağ asitleri 0.03 g
Amino Asitler
besin miktar % DV
alanin 0.02 g
arginin 0.02 g
aspartat 0.11 g
sistin 0.00 g 0.00
Glutamat 0.05 g
glisin 0.01 g
histidin 0.01 g 0.78
izolösin 0.01 g 0.87
lösin 0.03 g 1.19
lizin 0.03 g 1.28
metiyonin 0.00 g 0.00
fenilalanin 0.02 g 1.68
prolin 0.04 g
serin 0.03 g
treonin 0.02 g 1.61
triptofan 0.01 g 3.12
tirozin 0.01 g 1.03
valin 0.02 g 1.36
Diğer
besin miktar % DV
alkol 0.00 g
kafein 0.00 mg
artif tatlandırıcı toplam 0.00 mg
aspartam 0.00 mg
sakarin 0.00 mg
şeker alkol 0.00 g
gliserin 0.00 g
inositol 0.00 g
mannitol 0.00 g
sorbitol 0.00 g
xylitol 0.00 g
organik asit 0.00 mg
asetik asit 0.00 mg
sitrik asit 0.00 mg
laktik asit 0.00 mg
elma asidi 0.00 mg
kolin 0.98 mg 0.23
taurin - Mg
Lutein + zeaksantin 31.15 mg
likopen 0.00 mg
Not: Bu web sitesinde sağlanan besin profilleri Salem, Oregon, ABD ESHA Research tarafından, Windows, Sürüm 7.60, Gıda İşlemci türetilmiştir. ESHA gıdalar veritabanında bulunan 21.629 gıda kayıtları, çoğu – Dünyanın sağlıklı yiyecekler de dahil olmak üzere – spesifik besinler için bilgi yoktu. Atama “-” ESHA gıdalar veritabanına dahil herhangi bir ölçüm yoktu verdiğiniz besinlerin temsil etmek üzere seçildi.

Kayısı Meyvesinin Yararları Faydaları

Kayısı meyvesi içerisindeki lifler hastalıklarla savaşan etkiler sağlar, kalp ve gözleri korumak yardımcı olabilir. Kayısı, yüksek beta-karoten içeriği ile kalp sağlığı açısından önemli gıdalardandır. Beta-karoten, kalp hastalığı önlemeye yardımcı olabilir oksidasyonu sağlar, LDL kolesterol korunmasına yardımcı olur.

Kayısı gibi besinleri içerdiği , A vitamini iyi görmeye teşvik eder. A vitamini, güçlü bir antioksidan, hücre ve dokuları serbest radikal hasarına doyurur. Serbest radikal hasarlı gözlere yaralayabilir.

Serbest radikaller veya oksidatif stres, dejeneratif etkisi katarakta yol açar .Yani gözlere kan akımı zararı ve maküler dejenerasyon neden olabilir. 50.000 kayıtlı hemşireler üzerinde çalışılan Araştırmacılar A vitamini alımı katarakt hastalığında  yaklaşık% 40 gelişme riskini azalttığı gözükmüştür.

Kayısı  kabızlık gibi sindirimproblemi  divertikülozis gibi durumlar da dahil olmak üzere içerisindeki lif, bu gibi problemlere  iyi bir şifa  kaynağıdır.Sağlıklı bir yaşam için , tüm gıdalarda  lif alımını eklemek için lezzetli bir yolu olarak kayısı önerilmektedir.

Kayısı Meyvesi ayrıca yağı ve  kayısı çekirdekleri de sağlık açısından yararlıdır.Kayısı Yağı, Anavatanı Çin olan kayısıdan elde edilen kayısı çekirdekleri yüzyılardır beslenme ve ilaç yapımında kullanılmıştır. Kayısı çekirdeklerini besin olarak kullanarak bu çekirdeklerin onlarca yararından faydalanabilirsiniz.
Kayısı ile ilgili Harward Universite araştırmacılarından  Dr. Hu Shiu Ying’e göre kayısı çekirdekleri solunum ve savunma sistemleri için önemli bir destekleyicidir. Food Plants of China (Çin’in Yenilebilir Bitkileri Kitabı) kaynağına  göre, kayısı çekirdekleri akciğerler ve diğer solunum sistemleri için faydalıdır. Bu çekirdeklerden yemek bağışıklık sisteminin kendini yenilemesine yardımcı olur.
Kayısı çekirdekleri bol miktarda B17 vitamini içermektedir. Bu vitamin kanser önleyici olarak olarak bilinmektedir. Günde en az 7-10 kayısı çekirdeği tüketilemesi tavsiye edilmektedir.
Kayısı çekirdeklerinden elde edilen kayısı yağı‘da kozmetik ürünü olarak kullanılabilir.  Cildin beslenmesi için önemli bir kaynaktır.

Kayısı yağı, gülgiller familyasından kayısı çekirdeğinin sıkılması ile elde edilmektedir.Kayısı yağının içeriğinde %65 Oleik asit (bir omega 9 doymamış yağ asitidir), %27 Linoleik asit (bir omega-6 doymamış yağ asitidir), %5 Palmitik asit’ten oluşur.
Kayısı yağı içeriğinin büyük kısmını oluşturan bu asitler hücre duvarı yapısının yapı ve destek için  önemli rol oynamaktadır. Bu sayede kayısı yağı, cilt kuruluğu, akne, saç dökülmesi gibi bir çok cilt problemi için etkili bir üründür.
Kayısı yağı her tür cilt tipine uygun olması ile birlikte, içeriğindeki  A vitamini, kalsiyum, magnezyum, karotin ve betakaroten ile serbest radikallerin cild zararlarını,  cilde doğal bir canlılık ve parlaklık kazandırmasının yanında, cildi nemlendirmesi ve yaşlanma sonucu ortaya çıkan kırışıklıkların giderilmesinde de büyük rol oynamaktadır.
Kayısı yağı cilt problemlerinin giderilmesinin yanı sıra şeker hastalığına karşı, hırıltılı öksürük, bronşit, astım, amfizem ve kabızlık, sedef hastalığı ve bağırsak parazitlerinin giderilmesinde de etkili rol oynamakta, saf olarak sabun içeriğinde ve emili kolay bir yağ olmasından dolayı masajda da kullanılabilinir.

Kayısı yağı , nemli bir pamuğa dökülerek yüz ve boyun çevresine daireler halinde uygulanarak nemlendirici şeklinde, suya veya şekere damlatılarak ağızdan alınarakta uygulanabilinir.

Kayısı Meyvesi besleyici ve iştah açıcıdır. Bol miktarda demir içerdiğinden kansızlığa iyi gelir. Toksin gibi Vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Başta akciğer ve cilt kanseri olmak üzere kansere karşı koruyucudur. Vücuda kuvvet verir. Bedensel ve zihinsel yorgunluğu giderir. Özellikle gelişme çağındaki çocuklara faydalıdır. Raşitizm gibi gelişme bozukluklarını önler. Hastaların iyileşmesini hızlandırır. Sinirleri sakinleştirir ve uyku verir. Migrene karşı da iyi gelir. Ayrıca cildi besler, nemlendirir ve yumuşatır.

Kayısı, özellikle potasyum yönünden zengindir. Potasyum minerali, normal kalp atışı, kan basıncının ayarlanması ve kasların kasılıp gevşeme hareketinin gerçekleştirilmesi için önemlidir. Kayısının içinde bulunan beta karoten, kanserin, özellikle akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesine yardımcıdır.  Kayısı içerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine de faydalıdır. Ayrıca diş sağlığı açısından da önemlidir. İçerdiği demir ile kansızlığı önler, kan yapımına yardımcı olur, cildi ve saçı canlı tutma özelliği vardır. Demir, oksijenin vücutta tüm dokulara taşınmasına yardımcı olur, kan yapımını sağlar.
Kayısı, doğal lif yani posa açısından çok zengin bir meyvedir. Bu özelliği ile bağırsakları korur, sindirim problemlerine yardımcı olur. Lifli besinlerin kan şekerinin daha dengeli yükselmesini sağladığı, Alınan posa miktarı arttıkça koroner kalp hastalığı ve buna bağlı gerçekleşen ölüm oranında azalma olduğu görülmüştür. Posalı besinler; kanser yapıcı zararlı maddelerin bağırsakta kalma süresini kısalttığı ve bağırsak duvarı ile temasını azalttığı için kanserden korunmada da faydalı olurlar.

Kayısının Yararları

  • Kayısı , Kan yapımını artırarak,kansızlığa engel olur.
  • Kayısı , Mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin meydana gelmesine engel olur, meydana gelmiş ülserlerin iyileşmesinde rol oynar.
  • Kayısı , Böbreklerde taş teşekkülünü azaltır.
  • Kayısı , Üreme sistemi üzerinde önemli rolü bulunup, cinsel gücü artırmaktadır.
  • Kayısı , Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
  • Kayısı , Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında önemli rol oynar.
  • Kayısı ,Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli çalışmasını sağlar. Klinik ölümündeki reanimasyon çalışmalarında kalbin cevap vermesinde etkili olur.
  • Kayısının potasyumca zengin,sodyumca fakir ve A vitaminin öz maddesi karotence zengin olması insan beslenmesinde çok önemli boyutlar kazandırmaktadır.
  • Kayısı; A, B, C ve P vitaminleri, demir, magnezyum, kalsiyum, fosfor, kükürt, bakır, krom ve manganez mineralleri açısından da zengindir.
  • Kayısı; bağışıklık sistemini güçlendirir kansızlığa iyi gelir, kan yapımına yardımcı olur ve sinirleri yatıştırır, uyku düzenine yardım eder.
  • Kayısı; kemik erimesinin önlenmesinde faydalıdır.
  • Kayısı, doğal lif açısından zengin olduğundan kabızlığa iyi gelir.
  • Kayısı; içeriğinde bulunan antioksidanlardan karotenoidler (betakaroten) ve fenolik bileşikler (Prosiyanidinler, hidrosinamik, asit türevleri, flavonoller ve antisiyaninler) ile; kanser, kalp damar hastalıkları, diyabet, iltihaplı durumlar ve kataraktın önlenmesinde ve korunmada yararlıdır.
  • Kayısı içeriğindeki Fenolik asitlerin pek çoğunun, “Betakaroten ve C vitamininden çok daha güçlü antioksidan etkiye sahiptir.
  • Kayısı içeriğindeki Karotenoidlerin; göz ve deri olmak üzere sağlıkta birçok etkileri vardır.
  • Fonksiyonel gıda; kendi içerdiği bileşikleri ile hastalıklardan koruyucu, önleyici ve/veya tedavi edici etkiye sahip gıda demektir.Kayısı yaş ve kuru olarak; fonksiyonel gıdadır. Yani önleyici, koruyucu ve destek gıdalardandır. Yani sağlıklı ve iyi yaşam için gerekli gıdalardandır.
  • Sodyum düzeyi düşük, potasyum düzeyi yüksek olan kayısı, vücutta kan basıncının düzenlenmesinde, yüksek tansiyonun denetiminde önemli etkisi olan bir meyvedir.

Kayısı Meyvesi Zararları

Kayısı meyvesi özellikle kurutulmuş olarak tüm yıl boyunca bulunmaktadır.Kayısı meyvesi kuru olarak ticari satan firmalar, hem raf ömrünü uzatmak hemde talebi hemen karşılamak için ham kayısı meyvesini doğal olmayan bir işleme tabi tutmaktadır.Fakat bu özellikle Astım hastaları için çok tehlikelidir.

Kuru Kayısı ve Sülfitler olarak anılan bu işlem ,Ticari olarak yetiştirilen kuru kayısının  işleme sırasında kükürt dioksit gazı kullanılır. Ayrıca onların raf ömrünü uzatmak için sülfitlerle birleştirilir.Koruyucu oksidasyon ve renk ağartmamak için  yardımcı olarak sülfür içeren bileşikler genellikle kayısı gibi kurutulmuş gıdalara eklenir. Kuru kayısı korunmasına yardımcı olmak için kullanılan sülfitler, astımdan muzdarip olanlara özellikle akut olabilir. Amerikan FDA Federal Gıda ve İlaç İdaresi sülfitler maruz kaldığında Astımlı hastaların yüzde 5 bir tepki yaşanabileceğini söylüyor.Bunun yerine astım ve solunum yolu problemi olan kişilerin organik olarak kurutulmuş koyu kayısı kurularının tercih etmelerini bildiriyor.

Amerikada Federal düzenlemelerle Organik olarak yetiştirilen ya da üretilen gıdalarda bu koruyucuların kullanımını yasaklamak  ve  “organik” olarak sınıflandırılması için  sülfitlerin kullanılmamasını şart koşmaktadır.  Bu nedenle,tüketicinin sülfit maddesine maruz kalma  endişesi olmadan  organik  gıda onaylı ürünlerin kullanılması amaçlanmıştır.

Kayısı Meyvesi Besin Değeri

Kayısı 1 Porsiyon 35.00 gram = 16.80 kalori
Besin Ögeleri
Miktar DV  (%) Besin Yoğunluk Dünyanın sağlıklı 
gıdalar Değerlendirme
A vitamini 674,10 IU 13.5 14.4 mükemmel
C vitamini 3.50 mg 5.8 6.2 çok iyi
triptofan 0.01 g 3.1 3.3 iyi
lif 0.69 g 2.8 3.0 iyi
potasyum 90,65 mg 2.6 2.8 iyi

Kayısı Nasıl Kullanılır

Kayısı kuru ya da taze olarak yenebileceği gibi reçeli ve kompostosu da yapılabilir. Ayrıca, Kayısı çekirdeği yağ elde etmek için kullanılır. Kayısının yaprakları da kullanılır. Kayısı kompostosu idrar söktürür ve kabızlığı giderir. Kuru kayısı A, B ve C vitaminleri ve potasyum minerali açısında oldukça zengindir. Kayısının yemeklerden sonra yenmesi hazmı kolaylaştırmasını sağlar. Bunların dışında, kayısı cilt bakımı için maske yapılarak yüze sürülebilir.

Kayısı suyu veya kayısı hoşafı tüketimi; özellikle ara öğünlerde ve akşam yemeklerinde daha yararlı olur.Kayısı suyunun veya kayısı hoşafının; Ramazan ayında, iftarda yani oruç açarken içilmesi çok yararlı olur.

Kayısı Videoları

Kayısı Resimleri Fotografları

Kayısı Hakkında Kaynaklar

Kayısı Meyvesi Üreten Ülkeler

 

En Çok Kayısı Üreten 10 Ülke — 2005  (1,000 ton)
20px Flag of Turkey.svg1 Kayısı Türkiye 390
20px Flag of Iran.svg1 Kayısı İran 285
20px Flag of Italy.svg Kayısı İtalya 232
20px Flag of Pakistan.svg Kayısı Pakistan 220
20px Flag of Greece.svg Kayısı Yunanistan 196
20px Flag of France.svg Kayısı Fransa 181
20px Flag of Algeria.svg Kayısı Cezayir 145
20px Flag of Spain.svg Kayısı İspanya 136
20px Flag of Japan.svg Kayısı Japonya 123
20px Flag of Morocco.svg Kayısı Fas 103
20px Flag of Syria.svg Kayısı Suriye 101
Dünya Toplamı 191


Share and Enjoy

One comment

  1. guess /

    Teşekkür ederim kayısı ile ilgili bilgiler gerçekten mükemmel.
    Emeğinize sağlık

Yazımızı Yorumlarmısınız ?

Gerekli alan

© 2011-2012-2014 GelAraBul Site İçeriğinin Tüm Hakları Saklıdır.

Pinterest